Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Saim TUNÇMAN

Saim TUNÇMAN


Herkes Biga için şapkasını önüne koysun!

03 Ekim 2017 - 09:41

Köşe yazısı yazmaya; izlenimlerimi paylaşmak, yaşadıklarımı aktarmak ve kalemimin yettiğince izlediklerimi yorumlamak için başlamıştım. Bu nedenle hiçbir zaman çok başarılı bir köşe yazarı ya da gazeteci olduğumu iddia etmedim. ‘Her şeyi ben bilirim’ci değilim, haddimi bilirim. Gazetecilik okumadım. Muhabir arkadaşlarım ve ajans haberleri kullandığım bir internet sitem var. Gazetecilik birikimim olmasa da bu işi yapan insanların ajanslara gönderdiği haberleri yayınlamak ve yaymakla ilgileniyorum. Bunda da çok sorun olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta okur kendisi için en sağlıklı ve takip edilebilir bulduğu yayınları takip etmekte özgür.

Bu yazıma neden böyle sıkıcı bir giriş yaptığımı merak edebilirsiniz. Okuduğunu anlayamayan, yorumlayamayan ve kendilerine günah keçisi arayanların parmaklarıyla gösterdiği, hedef haline getirmeye çalıştığı bir konuma getirilmeye çalışıldığımı üzülerek görüyorum. Bu konuda uzun uzun söylemek istediklerim olduğu doğru, ancak çok uzatmaya gerek yok.

Beni son zamanlarda üzen bir başka konu ise Biga ile ilgili. Biga Belediye Başkanı İsmail Işık’ın ortaya attığı ‘Yaşanacak Şehir’ ve ‘Mutlu Biga’ sloganlarını duymayan kalmamıştır. Hatta öyle başarılı bir slogan olarak hayatımızda yer etti ki; Başkan Işık’ı eleştirmek isteyenler bile bu sloganları ister istemez kullanmaya başladılar. Bigamız; gerçekten hem konumu hem yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının çabaları ile hem de insanımızın samimi ve kendine has yaşam alışkanlarıyla ‘Yaşanacak Şehir’ sloganını hak ediyor.

Şehir Parkı’nın açılması, çarşı merkezinin Açıkhava alışveriş merkezi modelinde yeniden düzenlenmesi, parkların yenilenmesi ve sayılarını arttırması, Atatürk Kültür Merkezi’nin yıl boyunca yaşayan bir merkez haline gelmesi, kent içindeki meydanların küçük dokunuşlarla geniş ve ferah alanlar haline gelmesi gibi çok sayıda somut örnek vermek mümkün. Ayrıca kültür ve sanat faaliyetleri, alışveriş günleri, tiyatrolar, söyleşiler, konserler derken insanlar kapalı alanlara sıkışmak yerine sosyalleşmenin önemini ve keyfini kavradılar.

Sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimin ve devlet kurumlarının da amaç Biga olduğunda rahatlıkla bir araya gelip çalışabildiği bir ortam hakim ilçemizde. Biga Sivil Toplum Platformu olsun, Biga Kent Konseyi olsun çeşitli sivil toplum birliktelikleri var.

Tüm bu güzelliklere rağmen tanık olduğum ve günlük hayatta hepimize zorluklar çıkaran bazı önemli sıkıntılar, yaşamımızı zorlaştırıyor ve katlanılmaz hale getiriyor. Ne mi bunlar? Anlatayım:

Hastasınız. Biga Devlet Hastanesi’ne gidiyorsunuz. Hastane, girilemez halde. Hastalar mı sıkıntı yaşıyor sadece… Hastane çalışanları da çile içinde. 2016’da bitirileceği söylenen Biga Devlet Hastanesi şantiye halinde.

Biga İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde konuştuğunuz polisler yoğunluktan şikayetçi. Çalışma saatleri 12 saatlere çıkmış durumda. Komşu illere dahi ek görevle gidildiğinden bahsediliyor. İl merkezi kadar büyük olan Biga’nın nüfusa oranla oldukça az sayıda polisle korunduğunu görüyorsunuz. Bu polisler nasıl sağlıklı bir şekilde çalışabilsinler…

Tapu Müdürlüğü’ne gidiyorsunuz. Ev alıp tapusu için 2-3 ay sonraya sıra alanlar mı dersiniz… Neler var neler… Personel yetersizliği insanı canından bezdiriyor…

Bunca sorun varken, bir bakıyorum gereksiz tartışmalar alıp başını gitmiş. Kocabaş Çayı kıyısında Ak Partili Mehmet Özkan döneminde yıllarca Sudem tesislerine hukuksuz olduğu halde sessiz kalınırken, bugün CHP’li İsmail Işık yönetiminde olduğu için karşı çıkılıyor. Mehmet Özkan döneminde 18 uygulaması yapılan alan Şehir Parkı yapıldığı için eleştiriler sıralayan Ak Parti İlçe Başkanı, bir röportajında ’18 uygulamasını biz yaptık, biz de şehir parkı yapacaktık’ gibisinden konuşuyor.  Dayanıksız olduğu eleştirileri ile yıllardır eleştirilen kapalı pazaryeri yoğun kar yağışına dayanamayarak yıkılıyor, yine aynı minvalde açıklamalar. Köprü üstünün neden kapatılmadığı soruluyor, kapatılmaya başlandığında engelleme girişimleri… Saymakla bitmiyor örnekler.

Geçenlerde Ahilik Haftası’nda Biga Belediye Başkanı İsmail Işık’ın konuşmasını dinledim. Konuşmanın bir bölümünde yer alan şu ifadeleri çok önemsiyorum:

“Birlik ve beraberlik içinde yaşama isteğimiz, bize barış ve huzuru getirecektir. Mücadele azmimizi arttıracaktır. Kendi aramızda mücadele etmek, en çok bize zarar verecektir. Önce Türkiye, ardından Biga özelinde, Bigamız için mücadele etme noktasında, tüm sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, esnaflar ve Bigalılar olarak kararlı bir şekilde çalışmak zorundayız. Birbirimizle mücadele ederek zaman kaybedemeyiz. Bigamızda sivil toplum kuruluşları ile aramızdaki uyum içinde çalışma isteğimizi önemsiyorum. Bu birlikteliği gerçekleştiren, gerçekleştirme isteği ile hareket eden tüm sivil toplum kuruluşu temsilcilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Biz birbirimizle uğraşırken, Biga’yı yaşanılmaz, katlanılmaz hale getireceğiz. Artık herkes elini taşın altına koymalı. Bırakalım artık siyasi tartışmaları ve aynı masanın etrafında oturabilelim. Son yıllarda Biga’nın yükselişi uzak diyarlardan görünmeye başladı. Bu fırsatı kaçırmayalım. Aksi halde gemi su almaya başladığında, hepimiz aynı gemideyiz. Lütfen şapkamızı önümüze koyalım ciddi ciddi düşünelim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum