"PKK'NIN SİLAH BIRAKMASININ KARŞILIĞINDA NE KONUŞULUYOR?"
11 Ağustos 2026 - 15:47 - Güncelleme: 11 Ağustos 2026 - 15:49
Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanı Ahmet Uslu
Türkiye, terörle mücadele gibi hayati bir meselenin kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, siyasi mesajlar ve cevapsız bırakılan sorular arasında tartışıldığı son derece kritik bir dönemden geçmektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve sürecin siyasi aktörlerinden DEM Parti yönetimine Çanakkale’den açıkça soruyoruz:
Türk milletinden neyi saklıyorsunuz?
PKK silah bırakacaksa bıraksın.
Kayıtsız şartsız bıraksın.
Bütün silahlı yapılanmalarını tasfiye etsin.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti, bir terör örgütünün silah bırakması karşılığında siyasi veya anayasal bir bedel ödemek zorunda değildir.
Çünkü silah bırakmak PKK’nın Türkiye’ye yaptığı bir iyilik değil, zaten yerine getirmesi gereken bir zorunluluktur.
ERDOĞAN’A SORUYORUZ: MASADA NE VAR?
Sayın Erdoğan;
Türk milletine açıkça söyleyin:
PKK’nın silah bırakmasının karşılığında herhangi bir siyasi düzenleme konuşuluyor mu?
Anayasa değişikliği konuşuluyor mu?
Anayasa'nın ilk dört maddesi doğrudan veya dolaylı biçimde tartışılıyor mu?
Anayasa'nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımının değiştirilmesi gündemde mi?
Yerel yönetimlere ilişkin yeni yetkiler veya farklı bir idari yapılanma tartışılıyor mu?
Terör suçlarından hüküm giymiş kişilerle ilgili herhangi bir hukuki düzenleme planlanıyor mu?
Abdullah Öcalan'ın hukuki durumuyla ilgili herhangi bir değişiklik gündemde mi?
Bunların hiçbiri yoksa çıkın ve Türk milletinin karşısında açıkça “Yoktur” deyin.
Çünkü devlet yönetmek, millete bilmece çözdürmek değildir.
SAYIN BAHÇELİ, TÜRK MİLLİYETÇİLERİ CEVAP BEKLİYOR
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye de soruyoruz:
Yıllarca terörle mücadele konusunda en sert siyasi söylemleri dile getiren bir siyasi hareket bugün neden bambaşka bir siyasi çizginin önünü açmaktadır?
Türk milliyetçileri bu değişimin gerekçesini bilmek istemektedir.
Dün terör örgütünün elebaşına yönelik kullanılan ifadeler ortadayken bugün gelinen noktanın siyasi izahı nedir?
Türk milliyetçiliğinin kırmızı çizgileri günlük siyasi ihtiyaçlara göre yeniden çizilemez.
Milliyetçilik seçim meydanlarında kullanılan bir slogan değildir.
Milliyetçilik; Türk milletinin egemenliğini, üniter devleti ve Cumhuriyetin temel niteliklerini şartlar ne olursa olsun savunabilmektir.
DEM PARTİ’YE DE AÇIKÇA SÖYLÜYORUZ
DEM Parti yönetimine de sesleniyoruz:
Türkiye Cumhuriyeti'nde siyaset yapmak istiyorsanız demokratik siyasetin kuralları bellidir.
Terörle demokrasi aynı cümlede yan yana gelemez.
Silahla siyaset arasında mesafe değil, aşılmaz bir duvar bulunmalıdır.
PKK’nın silah bırakması Türkiye Cumhuriyeti’nden siyasi taviz istemenin başlangıcı olamaz.
Bu ülkenin vatandaşlarının demokratik haklarının muhatabı terör örgütleri değildir.
Türkiye Cumhuriyeti hiçbir vatandaşının temsil hakkını PKK’ya devretmemiştir, devretmeyecektir.
ÇANAKKALE’DEN UYARIYORUZ
Biz bu açıklamayı herhangi bir yerden değil, Çanakkale’den yapıyoruz.
Çünkü Çanakkale’nin toprağında bu devletin bağımsızlığı için canını verenlerin emaneti vardır.
Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Devlet Bahçeli’ye ve DEM Parti yönetimine açıkça söylüyoruz:
Çanakkale’de kanla savunulan egemenlik, Ankara’da siyasi pazarlık konusu yapılamaz.
PKK’nın silah bırakmasına kimse karşı değildir.
Bizim karşı olduğumuz şey, PKK’nın silah bırakmasının Türkiye Cumhuriyeti’nden siyasi veya anayasal taviz almak için kullanılma ihtimalidir.
Türk milleti bunu bilmek zorundadır.
İŞTE SORU BU KADAR BASİT: KARŞILIĞINDA NE VERİLİYOR?
Sayın Erdoğan,
Sayın Bahçeli,
Türk milletinin karşısına çıkın ve açıklayın:
PKK’nın silah bırakmasının karşılığında ne konuşuluyor?
Hiçbir şey konuşulmuyorsa bunu açıkça söyleyin.
Hiçbir anayasal taviz yoksa ilan edin.
Üniter devlet tartışılmıyorsa açıklayın.
Vatandaşlık tanımı değişmeyecekse söyleyin.
Öcalan konusunda herhangi bir hukuki düzenleme olmayacaksa açıklayın.
Türk milletinin devletinden bunları öğrenmek en doğal hakkıdır.
Biz Zafer Partisi olarak bu süreci sonuna kadar takip edeceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının, milli devlet niteliğinin ve egemenliğinin tartışmaya açılmasına karşı demokratik ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.
Çünkü bizim için mesele seçim değildir.
Mesele birkaç milletvekili değildir.
Mesele siyasi ittifak değildir.
Mesele Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Ve son sözümüz açıktır:
PKK SİLAH BIRAKACAKSA BIRAKSIN; TÜRK MİLLETİNDEN BEDEL İSTEMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR!
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAH BIRAKMASININ ÖDÜLÜ ANAYASA OLAMAZ!
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ÜNİTER YAPISI PAZARLIK MASASINA KONULAMAZ!
ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASI SİYASİ HESAPLARA KURBAN EDİLEMEZ!
ERDOĞAN AÇIKLAMALIDIR: MASADA NE VAR?
BAHÇELİ AÇIKLAMALIDIR: BU SİYASİ DEĞİŞİMİN SINIRI NEREDEDİR?
DEM PARTİ AÇIKLAMALIDIR: DEMOKRATİK SİYASET Mİ, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TALEPLERİ Mİ?
DEVLET YÖNETMEK, MİLLETTEN GERÇEKLERİ SAKLAMAK DEĞİLDİR!
ÇANAKKALE’DE KANLA SAVUNULAN EGEMENLİK, ANKARA’DA PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ!
ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ; CUMHURİYETİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ DE GEÇİLEMEZ!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Ahmet Uslu
Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanı
Basın Bülteni
Türkiye, terörle mücadele gibi hayati bir meselenin kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, siyasi mesajlar ve cevapsız bırakılan sorular arasında tartışıldığı son derece kritik bir dönemden geçmektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve sürecin siyasi aktörlerinden DEM Parti yönetimine Çanakkale’den açıkça soruyoruz:
Türk milletinden neyi saklıyorsunuz?
PKK silah bırakacaksa bıraksın.
Kayıtsız şartsız bıraksın.
Bütün silahlı yapılanmalarını tasfiye etsin.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti, bir terör örgütünün silah bırakması karşılığında siyasi veya anayasal bir bedel ödemek zorunda değildir.
Çünkü silah bırakmak PKK’nın Türkiye’ye yaptığı bir iyilik değil, zaten yerine getirmesi gereken bir zorunluluktur.
ERDOĞAN’A SORUYORUZ: MASADA NE VAR?
Sayın Erdoğan;
Türk milletine açıkça söyleyin:
PKK’nın silah bırakmasının karşılığında herhangi bir siyasi düzenleme konuşuluyor mu?
Anayasa değişikliği konuşuluyor mu?
Anayasa'nın ilk dört maddesi doğrudan veya dolaylı biçimde tartışılıyor mu?
Anayasa'nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımının değiştirilmesi gündemde mi?
Yerel yönetimlere ilişkin yeni yetkiler veya farklı bir idari yapılanma tartışılıyor mu?
Terör suçlarından hüküm giymiş kişilerle ilgili herhangi bir hukuki düzenleme planlanıyor mu?
Abdullah Öcalan'ın hukuki durumuyla ilgili herhangi bir değişiklik gündemde mi?
Bunların hiçbiri yoksa çıkın ve Türk milletinin karşısında açıkça “Yoktur” deyin.
Çünkü devlet yönetmek, millete bilmece çözdürmek değildir.
SAYIN BAHÇELİ, TÜRK MİLLİYETÇİLERİ CEVAP BEKLİYOR
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye de soruyoruz:
Yıllarca terörle mücadele konusunda en sert siyasi söylemleri dile getiren bir siyasi hareket bugün neden bambaşka bir siyasi çizginin önünü açmaktadır?
Türk milliyetçileri bu değişimin gerekçesini bilmek istemektedir.
Dün terör örgütünün elebaşına yönelik kullanılan ifadeler ortadayken bugün gelinen noktanın siyasi izahı nedir?
Türk milliyetçiliğinin kırmızı çizgileri günlük siyasi ihtiyaçlara göre yeniden çizilemez.
Milliyetçilik seçim meydanlarında kullanılan bir slogan değildir.
Milliyetçilik; Türk milletinin egemenliğini, üniter devleti ve Cumhuriyetin temel niteliklerini şartlar ne olursa olsun savunabilmektir.
DEM PARTİ’YE DE AÇIKÇA SÖYLÜYORUZ
DEM Parti yönetimine de sesleniyoruz:
Türkiye Cumhuriyeti'nde siyaset yapmak istiyorsanız demokratik siyasetin kuralları bellidir.
Terörle demokrasi aynı cümlede yan yana gelemez.
Silahla siyaset arasında mesafe değil, aşılmaz bir duvar bulunmalıdır.
PKK’nın silah bırakması Türkiye Cumhuriyeti’nden siyasi taviz istemenin başlangıcı olamaz.
Bu ülkenin vatandaşlarının demokratik haklarının muhatabı terör örgütleri değildir.
Türkiye Cumhuriyeti hiçbir vatandaşının temsil hakkını PKK’ya devretmemiştir, devretmeyecektir.
ÇANAKKALE’DEN UYARIYORUZ
Biz bu açıklamayı herhangi bir yerden değil, Çanakkale’den yapıyoruz.
Çünkü Çanakkale’nin toprağında bu devletin bağımsızlığı için canını verenlerin emaneti vardır.
Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Devlet Bahçeli’ye ve DEM Parti yönetimine açıkça söylüyoruz:
Çanakkale’de kanla savunulan egemenlik, Ankara’da siyasi pazarlık konusu yapılamaz.
PKK’nın silah bırakmasına kimse karşı değildir.
Bizim karşı olduğumuz şey, PKK’nın silah bırakmasının Türkiye Cumhuriyeti’nden siyasi veya anayasal taviz almak için kullanılma ihtimalidir.
Türk milleti bunu bilmek zorundadır.
İŞTE SORU BU KADAR BASİT: KARŞILIĞINDA NE VERİLİYOR?
Sayın Erdoğan,
Sayın Bahçeli,
Türk milletinin karşısına çıkın ve açıklayın:
PKK’nın silah bırakmasının karşılığında ne konuşuluyor?
Hiçbir şey konuşulmuyorsa bunu açıkça söyleyin.
Hiçbir anayasal taviz yoksa ilan edin.
Üniter devlet tartışılmıyorsa açıklayın.
Vatandaşlık tanımı değişmeyecekse söyleyin.
Öcalan konusunda herhangi bir hukuki düzenleme olmayacaksa açıklayın.
Türk milletinin devletinden bunları öğrenmek en doğal hakkıdır.
Biz Zafer Partisi olarak bu süreci sonuna kadar takip edeceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının, milli devlet niteliğinin ve egemenliğinin tartışmaya açılmasına karşı demokratik ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.
Çünkü bizim için mesele seçim değildir.
Mesele birkaç milletvekili değildir.
Mesele siyasi ittifak değildir.
Mesele Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Ve son sözümüz açıktır:
PKK SİLAH BIRAKACAKSA BIRAKSIN; TÜRK MİLLETİNDEN BEDEL İSTEMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR!
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAH BIRAKMASININ ÖDÜLÜ ANAYASA OLAMAZ!
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ÜNİTER YAPISI PAZARLIK MASASINA KONULAMAZ!
ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASI SİYASİ HESAPLARA KURBAN EDİLEMEZ!
ERDOĞAN AÇIKLAMALIDIR: MASADA NE VAR?
BAHÇELİ AÇIKLAMALIDIR: BU SİYASİ DEĞİŞİMİN SINIRI NEREDEDİR?
DEM PARTİ AÇIKLAMALIDIR: DEMOKRATİK SİYASET Mİ, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TALEPLERİ Mİ?
DEVLET YÖNETMEK, MİLLETTEN GERÇEKLERİ SAKLAMAK DEĞİLDİR!
ÇANAKKALE’DE KANLA SAVUNULAN EGEMENLİK, ANKARA’DA PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ!
ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ; CUMHURİYETİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ DE GEÇİLEMEZ!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Ahmet Uslu
Zafer Partisi Çanakkale İl Başkanı
Basın Bülteni


















YORUMLAR