CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz ´ün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına Verdiği Soru Önergesine Yanıt Geldi
CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz ´ün, Prim ve yaşını
doldurduğu halde 1999 yılında çıkan yasa ile emeklilikte yaşa takılanların
mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik 12.06.2017 tarihinde çalışma ve sosyal
güvenlik bakanlığına verdiği soru önergesine yanıt geldi.
CHP Çanakkale Milletvekili Bülent ÖZ, Emeklilikte Yaşa
Takılan ve mağdur olan vatandaşlarımızın sorununa çözüm üretilmesi ve
mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına
yazılı olarak cevaplandırılması ve Emeklilikte Yaşa Takılan Vatandaşlarımızın
bilgilendirilmesi için 12.06.2017 tarihinde, 7/13788 sayılı yazılı soru
önergesi vermişti.
CHP´li Bülent ÖZ ´ün, “İktidar Adaletini, Suriyeli ´ye
Ücretsiz Sağlık Hizmeti Verip, Emeklilikte Yaşa Takılanı 53 tl Ödemeye Mahkum
Ederek Sağlıyor” açıklamasını yaptığı soru önergesinde, “Çalışarak Devlete
katkı sağlayan ve pirim gün sayısını dolduran emekçinin emekli olması en doğal
hakkıdır” vurgusuyla ilettiği;
“1999 yılında çıkan yasa ile kaç kişi emeklilikte yaşa
takılarak mağdur olmuştur?”, “Emeklilikte yaşa takıldığı için hak ettiği sağlık
imkanlarından faydalanamayıp, sosyal güvence için kaç vatandaşımız Genel Sağlık
Sigortası yatırmaktadır ve kaç vatandaşımız sağlıktan faydalanamamaktadır?”,
“Sağlık Bakanının da belirttiği gibi Suriyelilere sağlıktan ücretsiz faydalanma
imkanı verildiği gerçeğinde, hak ettiği sağlık güvencesini alabilmek için 53 TL
ödemek zorunda kalan emeklilikte yaşa takılan vatandaşlarımız için bir
düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?”, “Ülkemizde yaşayan Suriyelere, Sosyal
Güvenlik kapsamında bugüne kadar ne kadar para harcanmıştır? Ve emeklilikte
yaşa takılanlar için yapılacak bir düzenleme ile giderilecek mağduriyetlerin
maliyeti ne kadardır?”, “Emeklilik pirimi dolduğu halde yaşa takıldığı için
kurumunda mecburen çalışmak zorunda kalan kaç vatandaşımız vardır?”, “Sosyal
Devlet ilkesi ile uyuşmayan “Takılmaya Devam Edecekler” anlayışı ne zaman son
bulacak? Ve emeklilikte yaşa takılanlar için bir düzenleme yapılacak mıdır?”
Sorularına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide
SARIEROĞLU tarafından 68925832-610-E.4005459 sayılı yazılı yanıt geldi.
“Hükümet olarak istediği her konuda düzenleme ile mağduriyet
giderebiliyorken, maalesef emeklilikte yaşa takılan vatandaşımız için düzenleme
yapmaması vatandaşımızı umutsuzluğa sevk etmektedir” vurgusunu yineleyerek
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide SARIEROĞLU ´nun verdiği yazılı yanıtı
değerlendiren CHP´li ÖZ, şunları ifade etti:
EYT VATANDAŞLARIMIZIN MAĞDURUDİYETİ, AKP´NİN ADALETSİZ GEREKÇELERİ YÜZÜNDEN GİDERİLMİYOR.
Başbakanlığı döneminde Tayyip ERDOĞAN ´nın da ifade ettiği ve herkesin bildiği gibi 1999 yılında İMF baskıları yüzünden bir gecede çıkan yasa ile milyonlarca vatandaşımız yaş engeline takılarak emeklilik haklarını kaybetmiş ve mağdur olmuştur. Fakat bu mağduriyetin giderilmesine hiçbir engel bulunmadığı halde adaletsiz gerekçeler ile mağduriyet giderilmiyor ve sürüncemede bırakılıyor.
Mağdur ailelere sahip çıkmak ve onlar için çözüm üretmek
Sosyal Devlet Görevidir. Fakat milyonlarca Suriyeliye milyarlarca dolar
harcayan AKP, Sosyal Devlet Görevini üstlendiğini ve mağdura sahip çıktığını
ifade ederken, Emeklilikte Yaşa Takılan vatandaşlarımızın ve dolayısıyla
ailelerinin yaşadığı mağduriyeti görmezden geliyor.
EYT VATANDAŞLARIMIZ İŞ BULAMIYOR, GSS ÖDEYEMEDİĞİ İÇİN SAĞLIKTAN FAYDALANAMIYOR
Ülkemizde gençlerimiz iş bulamıyorken, binlerce Emeklilikte
Yaşa Takılan vatandaşlarımız, geçimini sağlamak ve ailesinin sağlık imkanlarını
karşılayabilmek için iş aramakta fakat yaşı fazla diye iş bulmakta
zorlanmaktadır.
Geçim derdinde olan Emeklilikte Yaşa Takılan
vatandaşlarımızın mağduriyetleri giderilmediği gibi, sağlıktan faydalanabilmek
için Genel Sağlık Sigortası Primi yatırma şartı getirilmesi, mevcut mağduriyeti
arttırmaktadır. Genel Sağlık Sigortası prim ödeme miktarının azaltılmış olması
mağduriyet gidermeye yetmez. İş bulamayan ve hak ettiği emeklilik şartlarını
elde edemeyen vatandaşımız Genel Sağlık Sigortasını ödeyemediği için sağlık
imkanlarından faydalanamamaktadır.
EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLARA, AKP ÇÖZÜM DEĞİL SORUN ÜRETİYOR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verdiğim yazılısı
soru önergesindeki sorularıma, Bakan Jülide SARIEROĞLU tarafından yanıt
verilmek yerine, çözüme yönelik olmayan genel bir açıklama yazılmıştır. 15
yıldır AKP politikaları vatandaşımızın sorunlarına çözüm üretmekten uzak ve
adeta sorun arttırmaya yöneliktir. Çünkü mağdur olan vatandaşımız erken emeklilik
değil, yılını ve primini tamamladığı emeklilik hakkını istiyor.
ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ BÜLENT ÖZ ´ÜN SORU ÖNERGESİNE, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI JÜLİDE SARIEROĞLU´NUN VERDİĞİ YAZILI YANITI KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SUNULMUŞTUR.
İŞTE BAKANLIĞIN YANITI:
Sosyal güvenliğin finansmanında kullanılan yöntemlerden biri
dağıtım yöntemidir. Bu yöntemde cari dönemde çalışanlardan alınan primler, aynı
dönemde aylık ve gelir alanlara ödenmektedir. Halihazırda Türkiye´de sosyal
güvenliğin finansmanı dağıtım esasına göre yapılmakta ve Devlet sisteme
doğrudan katkı yapmaktadır.
Dağıtım sisteminde denge hali, mevcut dönemin gelirleri ile aynı dönemin giderlerinin karşılanabilmesi halidir. Bu dengenin sağlanmasındaki en önemli unsur ise aktif/pasif dengesidir. Bir çalışan sigortalının kaç emekliyi finanse ettiğinin göstergesi olan aktif pasif oranı; ülkemizde 2016 yılında 1,91 olarak gerçekleşmiştir. Aktif pasif oranı emeklilik yaşından doğrudan etkilenen bir parametredir. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile emekli aylığına hak kazanmada yaş koşulu getirilmiş ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda da bu koşul aranmıştır.
Emeklilik sistemlerinde finansal sürdürülebilirliğin temel
sigortacılık ilkeleri içinde devam edebilmesinde yaş en önemli parametrelerden
biridir. Dolayısıyla, yaş ile ilgili bir düzenleme Kurumun aktüeryal dengesini
olumsuz etkileyecek ve hazine transferlerinin artmasına sebep olacaktır. Bu
kapsamda Kurumun temel amacı sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı, etkin, adil,
kolay erişilebilir, aktüeryal ve mali
açıdan sürdürülebilir, çağdaş standartlarda sosyal güvenlik sistemini
yürütmektir.
Genel sağlık sigortası, kişilerin öncelikle sağlıklarının korunması, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigortadır. Ülkemizde 01/01/2012 tarihi itibariyle genel sağlık sigortası zorunlu olarak uygulanmaktadır.
Diğer yandan, 551O sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan
kişilere yine aynı Kanunun 63 üncü maddesinde sayılan sağlık hizmetleri
sağlanmaktadır. 01/04/2017 tarihi öncesinde dört basamaklı genel sağlık
sigortası bulunmaktaydı. Bu sistemde gelir
testi sonucuna göre hanede yaşayan kişi başına düşen gelir, asgari
ücretin üçte birinin altında ise (592,50 TL´den az ise) GSS primleri
Devlet tarafından karşılanırken, asgari ücretin üçte biri ila asgari ücret arasında (592,50
ila 1.777,50 TL arası) 71,10 TL; asgari ücret ile asgari ücretin iki katı
arasında ise (1.777,50 ila 3.555 TL) 213,30 TL; asgari ücretin iki katından
fazla ise (3.555 TL´den fazla) 426,60 TL tutarında GSS primleri vatandaşımız
tarafından ödenmekteydi.
O1/04/2017 tarihinden itibaren ise, bu sistem iki basamaklı
hale getirilmiştir. Buna göre; gelir testi sonucuna göre hanede yaşayan kişi
başına düşen gelir miktarı asgari ücretin üçte birinin altında ise [60/1-(c-1)]
(592,50 TL´den az) GSS primleri devlet tarafından karşılanırken, asgari ücretin
üçte birinin üstünde ise [60/1-(g-1)] (592,50´den fazla) 53,33 TL tutarında GSS
primi vatandaşlarımız tarafından ödenmektedir.
Dolayısıyla, yeni düzenleme ile birlikte vatandaşlarımızın üzerindeki GSS prim yükü önemli ölçüde azaltılmıştır.


















YORUMLAR