RIDVAN UZ: BU YIKIM DOĞAL DEĞİL, İHMALİN SONUCUDUR
İYİ Parti Çanakkale Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Rıdvan Uz, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı basın açıklamasında, yaşanan büyük yıkımın yalnızca doğal bir afetle açıklanamayacağını belirterek, ihmaller ve denetimsizliğe dikkat çekti.
06 Şubat 2026 - 10:58
Uz, depremlerde 50 binden fazla vatandaşın hayatını kaybettiğini, yüz binlerce kişinin yaralandığını ve 11 ilin ağır yıkıma uğradığını hatırlatarak, “Bu bir doğal afetti ama sonuçları doğal değildi” dedi.
Depremden aylar önce yapılan bilimsel uyarıların dikkate alınmadığını vurgulayan Uz, bazı bölgelerde tarım arazilerinin imara açıldığını, kat sınırlarının yükseltildiğini ve şehirlerin betonlaşmaya teslim edildiğini ifade etti. Yıkımın ardından ise sorumluların büyük bölümünün hesap vermediğini söyledi.
Deprem sonrası sahada yaşanan iki temel soruna da dikkat çeken Uz, iletişim altyapısının tamamen çöktüğünü, GSM operatörlerinin afet bölgesinde yetersiz kaldığını belirtti. Enkaz altında yardım bekleyen birçok vatandaşın sesinin bu nedenle duyulamadığını ifade etti. Ebrar Sitesi örneğini hatırlatan Uz, kurtarma çalışmalarındaki gecikmelerin vicdanları yaraladığını dile getirdi.
İstanbul depremine ilişkin uyarılarda da bulunan Uz, “İstanbul depremi olur mu sorusu değil, ne zaman ve ne kadar hazırlıksız yakalanacağız sorusudur” dedi. Marmara’da yaşanacak büyük bir depremin yalnızca İstanbul’u değil, Türkiye’nin ekonomisini, üretimini ve kamu düzenini derinden sarsacağını vurguladı.
Uz, 2011 yılında yürürlüğe giren Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın 2023’te sona erdiğini, ancak aradan geçen zamana rağmen yeni bir planın hazırlanmadığını belirterek, bunun bir gecikme değil, sorumluluktan kaçış olduğunu ifade etti.
“Bir sonraki büyük depremde kimsenin ‘kader’ deme hakkı yoktur” diyen Uz, İYİ Parti olarak TBMM’ye sundukları Meclis Araştırma önergesinin amacının siyasi değil, toplumsal güvenlik olduğunu söyledi.
Açıklamasını “Biz bugün uyarıyoruz ki yarın ‘keşke’ demeyelim” sözleriyle tamamlayan Uz, kamuoyuna saygıyla duyuruda bulundu.
Depremden aylar önce yapılan bilimsel uyarıların dikkate alınmadığını vurgulayan Uz, bazı bölgelerde tarım arazilerinin imara açıldığını, kat sınırlarının yükseltildiğini ve şehirlerin betonlaşmaya teslim edildiğini ifade etti. Yıkımın ardından ise sorumluların büyük bölümünün hesap vermediğini söyledi.
Deprem sonrası sahada yaşanan iki temel soruna da dikkat çeken Uz, iletişim altyapısının tamamen çöktüğünü, GSM operatörlerinin afet bölgesinde yetersiz kaldığını belirtti. Enkaz altında yardım bekleyen birçok vatandaşın sesinin bu nedenle duyulamadığını ifade etti. Ebrar Sitesi örneğini hatırlatan Uz, kurtarma çalışmalarındaki gecikmelerin vicdanları yaraladığını dile getirdi.
İstanbul depremine ilişkin uyarılarda da bulunan Uz, “İstanbul depremi olur mu sorusu değil, ne zaman ve ne kadar hazırlıksız yakalanacağız sorusudur” dedi. Marmara’da yaşanacak büyük bir depremin yalnızca İstanbul’u değil, Türkiye’nin ekonomisini, üretimini ve kamu düzenini derinden sarsacağını vurguladı.
Uz, 2011 yılında yürürlüğe giren Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın 2023’te sona erdiğini, ancak aradan geçen zamana rağmen yeni bir planın hazırlanmadığını belirterek, bunun bir gecikme değil, sorumluluktan kaçış olduğunu ifade etti.
“Bir sonraki büyük depremde kimsenin ‘kader’ deme hakkı yoktur” diyen Uz, İYİ Parti olarak TBMM’ye sundukları Meclis Araştırma önergesinin amacının siyasi değil, toplumsal güvenlik olduğunu söyledi.
Açıklamasını “Biz bugün uyarıyoruz ki yarın ‘keşke’ demeyelim” sözleriyle tamamlayan Uz, kamuoyuna saygıyla duyuruda bulundu.


















YORUMLAR