DAVUT DOĞAN'DAN AİLE ANAYASASI VURGUSU: "KARDEŞ DEMİYOR, CEZAYI KESİYORUZ"
Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, şirket bünyesinde yıllardır başarıyla sürdürülen aile şirketi modelini ve bu modelin temelini oluşturan “aile anayasası”nı anlattı.
02 Ağustos 2025 - 13:23
Altı kardeşin birlikte yönettiği holdingde, disiplinin ve kuralların net bir şekilde tanımlandığını belirten Doğan, bu kuralların lafta kalmadığını ve ihlallerin cezasız bırakılmadığını vurguladı:
“Kardeş demiyor, cezayı kesiyoruz.”
AİLEDE DİSİPLİN VE ŞİRKET KÜLTÜRÜ: SİYASETE YASAK, BORÇLANMAYA SINIR
Doğanlar Holding’te siyasete atılmak ya da şirket varlıklarının %50’sinden fazlasını borçlandırmak aile anayasasına göre yasak. Bu kuralların ihlal edilmesi halinde disiplin kurulu devreye giriyor ve para cezası uygulanıyor. Doğan, bu sistemin ciddiyetini şöyle özetliyor:

“BİR KARDEŞİMİZE BU KURALDAN DOLAYI CEZA KESİLDİ.”
“Bugünkü Aklım Olsaydı Babama Öyle Demezdim”
Geçmişe dönük bir özeleştiri de yapan Davut Doğan, kurucu babalarına karşı daha farklı davranmaları gerektiğini dile getirdi:
“Bugünkü aklım olsaydı babama ‘Sen çalışma, keyfine bak. Kasadan istediğin parayı çek, not yaz sadece şu kadar aldım’ demezdim. İyilik yaptığımızı sanıyorduk. Oysa oturt toplantı masasına, tecrübelerinden yararlan.”

“TOPLANTI ODALARININ ADINI SAVAŞ ODASI DİYE DEĞİŞTİRDİM”
Toplantı kültürüne farklı bir yaklaşım getiren Doğan, General Electric’in efsane CEO’su Jack Welch’ten etkilenerek radikal bir değişiklik yaptığını anlattı:
“Mesaj vermek istedim arkadaşlara; herkes unvanlarını bırakacak, beyin savaşları yapacağız diye…”
EĞİTİME DEVAM: “FELSEFE BİTTİ, ŞİMDİ SOSYOLOJİ OKUYACAĞIM”
30’lu yaşlarından sonra üniversiteye başlayan Davut Doğan, felsefe eğitimini yeni tamamladı. Şimdi ise sosyolojiye başlamak istiyor. Öğrendiklerinin yönetim tarzına nasıl yansıdığını ise şu sözlerle ifade ediyor:
“Sokrates ‘Sorularla öğrenin’ diyor. Fark ettim ki toplantılarda talimatlar, emirler vermiyorum ama insanlara çok söz vermiyorum. Sokrates’in sorgulama biçimini uygulamaya başladım. Sorarak yönetiyorum.”

TORUNLAR YÖNETİMDE, BABALAR MASADA DEĞİL
Şirketin bir sonraki kuşağa devri sürecinde, tecrübenin nasıl aktarıldığına da değinen Doğan, artık babalarla çocukların aynı anda yönetimde yer almadığını belirtiyor:
“Artık babalar ve çocuklar aynı anda aynı şirkette olamayacak. Yeni kural bu.”
ENERJİDE BÜYÜK YATIRIM PLANI: 300 MİLYON DOLARLIK HEDEF
Holdingin enerjideki yatırımlarına da değinen Doğan, Türkiye genelinde 25 enerji santrali planladıklarını ve 300 milyon dolarlık bir yatırım için hazırlık yaptıklarını açıkladı. Özellikle geri dönüşüm temelli projelere ve biyoteknolojiye yöneldiklerini vurguladı.
“TÜRKİYE’DE KASAPTAN, AYAKKABICIDAN ÇOK MOBİLYACI VAR”
Mobilya sektöründeki rekabetin geldiği noktayı da değerlendiren Doğan:
“Türkiye’de 42 bin mobilyacı var. Kasaptan, ayakkabıcıdan çok...”
Sadece mobilya sektöründe 2.800 çalışana sahip olduklarını söyleyen Doğan, Senegal’de fabrika kurduklarını ve yurt dışındaki mağaza sayısının 100’ü geçtiğini belirtti.

“KÜÇÜK OLSUN BENİM OLSUN DESEYDİK BİGA’DAN ÇIKAMAZDIK”
Kitap da yazmakta olan Davut Doğan, aile anayasasının gücünü şu cümleyle özetliyor:
“Küçük olsun benim olsun diye gitseydik belki birimiz Biga’da mobilyacı, birimiz ayakkabıcı olurduk. Büyük marka olamazdık.”
Kaynak: Patronlar Dünyası Dergisi
“Kardeş demiyor, cezayı kesiyoruz.”
AİLEDE DİSİPLİN VE ŞİRKET KÜLTÜRÜ: SİYASETE YASAK, BORÇLANMAYA SINIR
Doğanlar Holding’te siyasete atılmak ya da şirket varlıklarının %50’sinden fazlasını borçlandırmak aile anayasasına göre yasak. Bu kuralların ihlal edilmesi halinde disiplin kurulu devreye giriyor ve para cezası uygulanıyor. Doğan, bu sistemin ciddiyetini şöyle özetliyor:

“BİR KARDEŞİMİZE BU KURALDAN DOLAYI CEZA KESİLDİ.”
“Bugünkü Aklım Olsaydı Babama Öyle Demezdim”
Geçmişe dönük bir özeleştiri de yapan Davut Doğan, kurucu babalarına karşı daha farklı davranmaları gerektiğini dile getirdi:
“Bugünkü aklım olsaydı babama ‘Sen çalışma, keyfine bak. Kasadan istediğin parayı çek, not yaz sadece şu kadar aldım’ demezdim. İyilik yaptığımızı sanıyorduk. Oysa oturt toplantı masasına, tecrübelerinden yararlan.”

“TOPLANTI ODALARININ ADINI SAVAŞ ODASI DİYE DEĞİŞTİRDİM”
Toplantı kültürüne farklı bir yaklaşım getiren Doğan, General Electric’in efsane CEO’su Jack Welch’ten etkilenerek radikal bir değişiklik yaptığını anlattı:
“Mesaj vermek istedim arkadaşlara; herkes unvanlarını bırakacak, beyin savaşları yapacağız diye…”
EĞİTİME DEVAM: “FELSEFE BİTTİ, ŞİMDİ SOSYOLOJİ OKUYACAĞIM”
30’lu yaşlarından sonra üniversiteye başlayan Davut Doğan, felsefe eğitimini yeni tamamladı. Şimdi ise sosyolojiye başlamak istiyor. Öğrendiklerinin yönetim tarzına nasıl yansıdığını ise şu sözlerle ifade ediyor:
“Sokrates ‘Sorularla öğrenin’ diyor. Fark ettim ki toplantılarda talimatlar, emirler vermiyorum ama insanlara çok söz vermiyorum. Sokrates’in sorgulama biçimini uygulamaya başladım. Sorarak yönetiyorum.”

TORUNLAR YÖNETİMDE, BABALAR MASADA DEĞİL
Şirketin bir sonraki kuşağa devri sürecinde, tecrübenin nasıl aktarıldığına da değinen Doğan, artık babalarla çocukların aynı anda yönetimde yer almadığını belirtiyor:
“Artık babalar ve çocuklar aynı anda aynı şirkette olamayacak. Yeni kural bu.”
ENERJİDE BÜYÜK YATIRIM PLANI: 300 MİLYON DOLARLIK HEDEF
Holdingin enerjideki yatırımlarına da değinen Doğan, Türkiye genelinde 25 enerji santrali planladıklarını ve 300 milyon dolarlık bir yatırım için hazırlık yaptıklarını açıkladı. Özellikle geri dönüşüm temelli projelere ve biyoteknolojiye yöneldiklerini vurguladı.
“TÜRKİYE’DE KASAPTAN, AYAKKABICIDAN ÇOK MOBİLYACI VAR”
Mobilya sektöründeki rekabetin geldiği noktayı da değerlendiren Doğan:
“Türkiye’de 42 bin mobilyacı var. Kasaptan, ayakkabıcıdan çok...”
Sadece mobilya sektöründe 2.800 çalışana sahip olduklarını söyleyen Doğan, Senegal’de fabrika kurduklarını ve yurt dışındaki mağaza sayısının 100’ü geçtiğini belirtti.

“KÜÇÜK OLSUN BENİM OLSUN DESEYDİK BİGA’DAN ÇIKAMAZDIK”
Kitap da yazmakta olan Davut Doğan, aile anayasasının gücünü şu cümleyle özetliyor:
“Küçük olsun benim olsun diye gitseydik belki birimiz Biga’da mobilyacı, birimiz ayakkabıcı olurduk. Büyük marka olamazdık.”
Kaynak: Patronlar Dünyası Dergisi



















YORUMLAR