ÇTSO NİSAN AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTISI YAPILDI
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Nisan ayı olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomik gelişmeler, yapay zekanın sanayiye etkisi ve Bozcaada’daki fiyat politikaları öne çıkan başlıklar oldu.
09 Nisan 2026 - 15:34
Nisan ayı olağan Meclis Toplantısının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay; Kıymetli Meclis Üyeleri, Komitelerimizin değerli temsilcileri, değerli konuklar, sevgili basın mensupları, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle dün İstanbul’da gerçekleşen terör saldırısı için Milletimize geçmiş olsun diyor, yaralı polislerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum.
Toplantımızın hemen öncesinde, bugünümüz ve geleceğimiz için çok önemli bir konuyu işleyen konferansı dinledik. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin kurucusu değerli Halil Aksu, “Yapay Zeka ile Geleceğimiz” başlığı altında bize muazzam bir ufuk turu yaptırdı. Kendisine, teknolojiye olan o sarsılmaz “techno-optimist” inancıyla yaptıkları değerli paylaşım için gerek şahsım gerekse Meclisimiz adına çok teşekkür ediyorum.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GERGİNLİK SÜRDÜKÇE HER AN YENİ BİR ŞOKLA UYANABİLİRİZ
Değerli arkadaşlar,
Maalesef geçen aydan bu yana küresel gündemde sular durulmadı. Orta Doğu’daki ateş bir türlü sönmüyor, hatta zaman zaman daha da alevleniyor. Geçen ay korkulan o 130 dolarlık uç senaryolar belki şu an için masada değil ama petrolün yüksek seyri ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, üzerimizdeki maliyet baskısını diri tutuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik sürdükçe her an yeni bir şokla uyanabiliriz.
Bugün sanayicimizin önünde iki büyük sınav var: Biri kapımızdaki bu jeopolitik türbülans, diğeri ise finansmana erişimdeki zorluklar. Türkiye ekonomisi 22 çeyrektir büyüyor olsa da sanayi tarafında PMI verileri ve girdi maliyetleri bize "Temkinli ol" diyor. Hammadde fiyatları, enerji giderleri ve yükselen iş gücü maliyetleri üretim refleksimizi zorluyor.

İŞLETMELERİMİZİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEYİ KONUŞUYORUZ.
Değerli üyeler,
İşte tam bu noktada, az önce dinlediğimiz yapay zeka vizyonu hayati bir önem kazanıyor. Yapay zeka artık bir hobi ya da “Olsa iyi olur!” diyeceğimiz bir tercih olmaktan çıkmış durumda. Tam aksine, bu yüksek maliyetli dönemde sanayicinin en büyük savunma hattı haline geliyor. Peki, nasıl bir savunmadan bahsediyoruz? Bugün hammaddeye ulaşmak zor, enerji pahalı, iş gücü maliyetleri ise hepimizin malumu. Yapay zeka tam burada devreye giriyor. Eskiden fire dediğimiz o kayıpları, bugün yapay zeka algoritmalarıyla daha üretim bandına girmeden öngörebiliyoruz. Diğer yanda fabrikadaki her bir motorun, her bir fırının ne zaman ne kadar enerji harcayacağını yapay zekayla yönetmek, ay sonunda faturada göreceğimiz o ağır yükü önemli oranda hafifletmek demek. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre bu oran yüzde 20'lere kadar çıkabiliyor. En istemediğimiz şey, bir makinenin arızalanıp üretimi durdurmasıdır. İşte yapay zeka, o makinenin ne zaman yorulduğunu önceden söyleyerek bizi plansız duruşların devasa maliyetinden koruyor. Yine araştırmalar, kestirimci bakımın üretim duruşlarını yüzde 50 oranında azalttığını kanıtlıyor Kısacası, biz bugün burada sadece bir teknolojiden ziyade, işletmelerimizin bağışıklık sistemini güçlendirmeyi konuşuyoruz.

Küresel devlerin “karanlık fabrikalar” ile üretim maliyetini dibe çektiği bir dünyada, biz geleneksel yöntemlerle rekabet edemeyiz. Unutmayalım ki; 2030 yılına kadar yapay zekanın küresel ekonomiye yaklaşık 16 trilyon dolarlık bir katkı yapması bekleniyor. Bu pastadan pay alamazsak sadece maliyet artışlarını konuşan, rekabet gücü zayıflamış bir sanayi haline geliriz. Bizim veriyi “yeni petrol” olarak görme vaktimiz çoktan geldi de geçiyor… Özetle sanayicimizin üzerindeki maliyet baskısını hafifletecek tek kaldıraç, veriyi kazanca dönüştüren bu akıllı sistemlerdir. Biz iş dünyası olarak bu dönüşüme hazırız ama elbette tek başımıza ve desteksiz değil. Şu noktaları net olarak ifade etmek isterim: Sıkı para politikasının getirdiği yüksek maliyetler altında ezilmeden, dijital dönüşüm yatırımları için stratejik teşvik mekanizmaları devreye alınmalıdır. Digitopia gibi kurumların sunduğu dijital olgunluk ölçümlerini tüm KOBİ’lerimize yaymalı, nereye yatırım yapacağımızı bilerek ilerlemeliyiz. Son olarak gençlerimizi sadece teoride değil, bu yeni teknolojileri bizzat üretim hattında kullanacak şekilde yetiştirmeliyiz.

SANAYİCİLER OLARAK RÜZGARIN NEREDEN ESECEĞİNİ KONTROL EDEMEYİZ, AMA YELKENLERİMİZİ TEKNOLOJİYLE, YAPAY ZEKAYLA DONATABİLİRİZ
Değerli arkadaşlar,
Biz sanayiciler olarak rüzgarın nereden eseceğini kontrol edemeyiz, ama yelkenlerimizi teknolojiyle, yapay zekayla donatabiliriz. Sayın Halil Aksu’nun az önce çizdiği o vizyonu, Çanakkale’nin üretim ve ticaret tecrübesiyle birleştirdiğimiz gerektiğine inanıyorum.
Katılımlarınız için teşekkür ediyor, şimdi Meclis gündemimize geçiyorum…
Meclis açılış konuşmasının ardından bir önceki toplantı tutanağı okunarak onaylandı.
Hesapları İnceleme Komisyonu Üyesi Ersin Vural tarafından, Hesapları İnceleme Komisyonu’nun 2026 Mart ayı mizanı ile ilgili rapor okundu ve 2026 Mart ayı mizanının tetkik ve onayı yapıldı.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Sema Sandal, Komite görüşü ile uygun olarak sunulan azami fiyat tarife taleplerinin Yönetim Kurulu tarafından fiyatların yüksek bulunduğunu, Meclise de sunularak görüş alınmasının talep edildiği bilgisini verdi. Meclis tarafından da yüksek bulunan tarifelerin tekrar değerlendirilmek üzere Komiteye gönderilmesine karar verildi.

AZAMİ FİYAT TARİFELERİNİN OKUNMASININ ARDINDAN SÖZ ALAN MECLİS ÜYESİ ESRA TALAY; Kendi fiyat tarifesini Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan aldıklarını ve belirlenen rakamların yüksek seviyede olduğunu ifade ederek, buna rağmen söz konusu fiyatların büyük çoğunlukla işletmeler tarafından fiilen uygulanmadığını belirtti. Bozcaada’daki işletmelerin önemli bir kısmının daha dengeli fiyat politikası izlediğini vurgulayarak ancak sınırlı sayıda işletmenin yüksek fiyat uygulamalarıyla destinasyon algısını olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Bu durumun dışarıdan bakıldığında Bozcaada’nın genel olarak “pahalı” bir destinasyon olduğu yönünde bir algı oluşturduğunu, bunun da tanıtım ve marka değeri açısından olumsuz bir etki yarattığını ifade etti.
YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELÇUK SEMİZOĞLU; Konuya ilişkin değerlendirmesinde, yüksek enflasyon ortamının fiyat oluşumları üzerinde etkili olduğunu ancak sahada gözlemlenen sorunun yalnızca birkaç işletmeyle sınırlı kalmadığını belirtti. Bazı işletmelerin “Tarifenin Oda tarafından verildiği” şeklinde yanlış bir algıya yol açtığını ifade etti. Bu çerçevede Bozcaada Belediyesi ve ilgili sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirildiğini belirterek sürecin yerel düzeyde daha etkin bir denetim ve değerlendirme mekanizmasından geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Mevcut durumun Bozcaada’nın marka değerine zarar verdiğini ve destinasyonun “yüksek fiyatlı” algısıyla anılmasına neden olduğunu vurguladı. Benzer bir sürecin geçmişte Assos bölgesinde de yaşandığını ve bölgenin bu algıyı uzun yıllar sonra toparlayabildiğini hatırlatarak Bozcaada için benzer bir riskin oluşmaması adına tüm paydaşların ortak akıl çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Ada ekonomisinin yapısal dinamiklerine de değinerek; lojistik maliyetler, tedarik zinciri kısıtları ve nitelikli iş gücüne erişimde yaşanan zorlukların fiyat oluşumlarını etkileyen temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti.
Meclis Toplantısı Nisan Ayında doğum günü olan Yönetim Kurulu, Meclis ve Komite Üyelerinin okunmasıyla son buldu.
Öncelikle dün İstanbul’da gerçekleşen terör saldırısı için Milletimize geçmiş olsun diyor, yaralı polislerimize Allah’tan acil şifalar diliyorum.
Toplantımızın hemen öncesinde, bugünümüz ve geleceğimiz için çok önemli bir konuyu işleyen konferansı dinledik. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin kurucusu değerli Halil Aksu, “Yapay Zeka ile Geleceğimiz” başlığı altında bize muazzam bir ufuk turu yaptırdı. Kendisine, teknolojiye olan o sarsılmaz “techno-optimist” inancıyla yaptıkları değerli paylaşım için gerek şahsım gerekse Meclisimiz adına çok teşekkür ediyorum.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GERGİNLİK SÜRDÜKÇE HER AN YENİ BİR ŞOKLA UYANABİLİRİZ
Değerli arkadaşlar,
Maalesef geçen aydan bu yana küresel gündemde sular durulmadı. Orta Doğu’daki ateş bir türlü sönmüyor, hatta zaman zaman daha da alevleniyor. Geçen ay korkulan o 130 dolarlık uç senaryolar belki şu an için masada değil ama petrolün yüksek seyri ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, üzerimizdeki maliyet baskısını diri tutuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik sürdükçe her an yeni bir şokla uyanabiliriz.
Bugün sanayicimizin önünde iki büyük sınav var: Biri kapımızdaki bu jeopolitik türbülans, diğeri ise finansmana erişimdeki zorluklar. Türkiye ekonomisi 22 çeyrektir büyüyor olsa da sanayi tarafında PMI verileri ve girdi maliyetleri bize "Temkinli ol" diyor. Hammadde fiyatları, enerji giderleri ve yükselen iş gücü maliyetleri üretim refleksimizi zorluyor.

İŞLETMELERİMİZİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEYİ KONUŞUYORUZ.
Değerli üyeler,
İşte tam bu noktada, az önce dinlediğimiz yapay zeka vizyonu hayati bir önem kazanıyor. Yapay zeka artık bir hobi ya da “Olsa iyi olur!” diyeceğimiz bir tercih olmaktan çıkmış durumda. Tam aksine, bu yüksek maliyetli dönemde sanayicinin en büyük savunma hattı haline geliyor. Peki, nasıl bir savunmadan bahsediyoruz? Bugün hammaddeye ulaşmak zor, enerji pahalı, iş gücü maliyetleri ise hepimizin malumu. Yapay zeka tam burada devreye giriyor. Eskiden fire dediğimiz o kayıpları, bugün yapay zeka algoritmalarıyla daha üretim bandına girmeden öngörebiliyoruz. Diğer yanda fabrikadaki her bir motorun, her bir fırının ne zaman ne kadar enerji harcayacağını yapay zekayla yönetmek, ay sonunda faturada göreceğimiz o ağır yükü önemli oranda hafifletmek demek. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre bu oran yüzde 20'lere kadar çıkabiliyor. En istemediğimiz şey, bir makinenin arızalanıp üretimi durdurmasıdır. İşte yapay zeka, o makinenin ne zaman yorulduğunu önceden söyleyerek bizi plansız duruşların devasa maliyetinden koruyor. Yine araştırmalar, kestirimci bakımın üretim duruşlarını yüzde 50 oranında azalttığını kanıtlıyor Kısacası, biz bugün burada sadece bir teknolojiden ziyade, işletmelerimizin bağışıklık sistemini güçlendirmeyi konuşuyoruz.

Küresel devlerin “karanlık fabrikalar” ile üretim maliyetini dibe çektiği bir dünyada, biz geleneksel yöntemlerle rekabet edemeyiz. Unutmayalım ki; 2030 yılına kadar yapay zekanın küresel ekonomiye yaklaşık 16 trilyon dolarlık bir katkı yapması bekleniyor. Bu pastadan pay alamazsak sadece maliyet artışlarını konuşan, rekabet gücü zayıflamış bir sanayi haline geliriz. Bizim veriyi “yeni petrol” olarak görme vaktimiz çoktan geldi de geçiyor… Özetle sanayicimizin üzerindeki maliyet baskısını hafifletecek tek kaldıraç, veriyi kazanca dönüştüren bu akıllı sistemlerdir. Biz iş dünyası olarak bu dönüşüme hazırız ama elbette tek başımıza ve desteksiz değil. Şu noktaları net olarak ifade etmek isterim: Sıkı para politikasının getirdiği yüksek maliyetler altında ezilmeden, dijital dönüşüm yatırımları için stratejik teşvik mekanizmaları devreye alınmalıdır. Digitopia gibi kurumların sunduğu dijital olgunluk ölçümlerini tüm KOBİ’lerimize yaymalı, nereye yatırım yapacağımızı bilerek ilerlemeliyiz. Son olarak gençlerimizi sadece teoride değil, bu yeni teknolojileri bizzat üretim hattında kullanacak şekilde yetiştirmeliyiz.

SANAYİCİLER OLARAK RÜZGARIN NEREDEN ESECEĞİNİ KONTROL EDEMEYİZ, AMA YELKENLERİMİZİ TEKNOLOJİYLE, YAPAY ZEKAYLA DONATABİLİRİZ
Değerli arkadaşlar,
Biz sanayiciler olarak rüzgarın nereden eseceğini kontrol edemeyiz, ama yelkenlerimizi teknolojiyle, yapay zekayla donatabiliriz. Sayın Halil Aksu’nun az önce çizdiği o vizyonu, Çanakkale’nin üretim ve ticaret tecrübesiyle birleştirdiğimiz gerektiğine inanıyorum.
Katılımlarınız için teşekkür ediyor, şimdi Meclis gündemimize geçiyorum…
Meclis açılış konuşmasının ardından bir önceki toplantı tutanağı okunarak onaylandı.
Hesapları İnceleme Komisyonu Üyesi Ersin Vural tarafından, Hesapları İnceleme Komisyonu’nun 2026 Mart ayı mizanı ile ilgili rapor okundu ve 2026 Mart ayı mizanının tetkik ve onayı yapıldı.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Sema Sandal, Komite görüşü ile uygun olarak sunulan azami fiyat tarife taleplerinin Yönetim Kurulu tarafından fiyatların yüksek bulunduğunu, Meclise de sunularak görüş alınmasının talep edildiği bilgisini verdi. Meclis tarafından da yüksek bulunan tarifelerin tekrar değerlendirilmek üzere Komiteye gönderilmesine karar verildi.

AZAMİ FİYAT TARİFELERİNİN OKUNMASININ ARDINDAN SÖZ ALAN MECLİS ÜYESİ ESRA TALAY; Kendi fiyat tarifesini Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan aldıklarını ve belirlenen rakamların yüksek seviyede olduğunu ifade ederek, buna rağmen söz konusu fiyatların büyük çoğunlukla işletmeler tarafından fiilen uygulanmadığını belirtti. Bozcaada’daki işletmelerin önemli bir kısmının daha dengeli fiyat politikası izlediğini vurgulayarak ancak sınırlı sayıda işletmenin yüksek fiyat uygulamalarıyla destinasyon algısını olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Bu durumun dışarıdan bakıldığında Bozcaada’nın genel olarak “pahalı” bir destinasyon olduğu yönünde bir algı oluşturduğunu, bunun da tanıtım ve marka değeri açısından olumsuz bir etki yarattığını ifade etti.
YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELÇUK SEMİZOĞLU; Konuya ilişkin değerlendirmesinde, yüksek enflasyon ortamının fiyat oluşumları üzerinde etkili olduğunu ancak sahada gözlemlenen sorunun yalnızca birkaç işletmeyle sınırlı kalmadığını belirtti. Bazı işletmelerin “Tarifenin Oda tarafından verildiği” şeklinde yanlış bir algıya yol açtığını ifade etti. Bu çerçevede Bozcaada Belediyesi ve ilgili sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirildiğini belirterek sürecin yerel düzeyde daha etkin bir denetim ve değerlendirme mekanizmasından geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Mevcut durumun Bozcaada’nın marka değerine zarar verdiğini ve destinasyonun “yüksek fiyatlı” algısıyla anılmasına neden olduğunu vurguladı. Benzer bir sürecin geçmişte Assos bölgesinde de yaşandığını ve bölgenin bu algıyı uzun yıllar sonra toparlayabildiğini hatırlatarak Bozcaada için benzer bir riskin oluşmaması adına tüm paydaşların ortak akıl çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Ada ekonomisinin yapısal dinamiklerine de değinerek; lojistik maliyetler, tedarik zinciri kısıtları ve nitelikli iş gücüne erişimde yaşanan zorlukların fiyat oluşumlarını etkileyen temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti.
Meclis Toplantısı Nisan Ayında doğum günü olan Yönetim Kurulu, Meclis ve Komite Üyelerinin okunmasıyla son buldu.


















YORUMLAR