Chp'li Erkek: "Chp Olarak Sizin Tüm Adaletsizliklerinizi Adaletle Yıkacağız!"
CHP Çanakkale Milletvekili
ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek Meclis İçtüzüğü değişikliği
teklifinin Genel Kurul’daki görüşmeleri sırasında son madde üzerine söz aldı.
Erkek, daha önceden yaptığı konuşmalarda İçtüzük değişikliğinin neleri
getireceğini tekrarlamadan, tıpkı Anayasa değişikliği teklifini hazırlayanlar
gibi, İçtüzük değişiklik teklifini hazırlayanların da iyi niyetli olmadığını
vurgulayan Erkek, Cumhuriyet Gazetesi tutuklu yazarlarından Kadri Gürsel’in
yaşadığı hukuksuzluklara da değindi. Muharrem Erkek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Masum insanlar cezaevinde, masum insanlar cezaevinde suçlularla birlikte çünkü
siz muhalefeti, eleştiriyi, düşünceyi ve ifade özgürlüğünü yok etmek
istiyorsunuz ama biz ana muhalefet partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi
olarak sizin tüm adaletsizliklerinizi adaletle yıkacağız; adaletle ve her yerde,
Mecliste, yollarda, meydanlarda ‘Hak, hukuk, adalet!’ demeye devam edeceğiz.”
TUTANAK HİZMETLERİ
BAŞKANLIĞI
Dönem: 26 Yasama Yılı: 2
Tarih: 27.7.2017 Birleşim: 120 Ham Tutanak Sayfası:168-173
Konuşmacı: MUHARREM ERKEK
Seçim Çevresi: ÇANAKKALE
Tutanak Metni:
MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Cumhuriyet gazetesinde 12 Temmuz 2016
tarihinde Kadri Gürsel bir köşe yazısı yazdı. Kadri Gürsel'in yazısının başlığı
"Erdoğan babamız olmak istiyor"du ve yazının içeriğinde de Recep
Tayyip Erdoğan'ın her geçen gün nasıl otoriterleştiği ve ülkenin demokrasiden
ve özgürlüklerden nasıl uzaklaştırıldığına ilişkin bir yazıydı. O yazıdan üç
gün sonra hain darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kaldık ve bu Parlamentoda hep
birlikte mücadele ettik ama siz, çoğunluk olarak, iktidar olarak veya saray
rejimi, Gazi Meclisin oturuşuna, tavrına, demokrasiye sahip çıkışına bizce
büyük bir saygısızlık yaptı ve Meclisi devre dışı bıraktı, OHAL ilan ettiniz.
OHAL sürecinde, OHAL rejiminde demokrasi ve hukuk askıdayken, suistimalci bir
Anayasa değişikliği gerçekleştirdiniz. Neden suistimalci? Çünkü otoriter bir
sistemi meşrulaştırmak istiyordunuz ve bunu, Anayasa'yı bir iktidar aracı
olarak kullanarak yapıyordunuz.
Daha sonra, yine OHAL rejiminde İç Tüzük
Değişiklik Teklifi'ni getirdiniz ve bugün de karara bağlayacaksınız. İç Tüzük
Değişiklik Teklifi'yle de Meclis içi bir darbeyi gerçekleştirmek istiyorsunuz
çünkü görüyoruz ki bu İç Tüzük Değişiklik Teklifi'ni hazırlayanlar, aynı
Anayasa değişikliğini hazırlayanlar gibi iyi niyetli değil. İç Tüzük'ü önünüze
koymuşsunuz, İç Tüzük'ün neresinde konuşma varsa, neresinde bir itiraz varsa,
onu ya kaldırmışsınız, yazılı usule tabi tutmuşsunuz ya da daraltmışsınız, kısaltmışsınız.
Herhâlde sizin bütün derdiniz Meclisteki konuşmalar, müzakereler. Ve yine, OHAL
rejiminde, terörle mücadeleyi aşar şekilde tüm muhalefeti boğma girişimleriniz
de doruğa çıkmış.
İşte, 12 Temmuz 2016 günü o köşe yazısını
yazan Kadri Gürsel'in de içinde bulunduğu Cumhuriyet gazetesi yazarları,
avukatları, yöneticilerini tutukladınız ve iddianamede bu yazı da yer aldı ve
duruşmalarda Kadri Gürsel'e bu yazı da soruldu. Denildi ki: "Sen açıkça
Erdoğan'ı suçlayarak Türkiye'nin otoriterleştiği algısını mı yaratmak
istiyorsun?" Düşünebiliyor musunuz böyle bir soru soruldu bir gazeteciye.
Eleştiren bir gazeteciye böyle bir soru soruldu. FETÖ'yle birlikte kumpas
davalarını kurarken daha mantıklı dayanaklar yaratılmaya çalışılıyordu sahte
delillerle, dayanak yaratılmaya çalışılıyordu kurguya dayalı iddianamelerde.
Artık o da yok. Şimdi köşe yazıları, düşünceler, manşetler, suç unsuru olarak
yargılamalarda sanıkların önüne konuyor.
OHAL rejimindeyiz. OHAL rejiminde tüm
bunları gerçekleştiriyorsunuz ve sizin bir siyaset akademiniz var. Bu siyaset
akademisinde ders notlarından bir alıntı paylaşacağım sizlerle. AK PARTİ'nin
siyaset akademisinde öğretilenler: "Siyaset sadece demokratik yollarla
yapılmaz ya da 'siyaset' denilince akla sadece barışçı yollar gelmez. Kendi
politikalarınızı yürütmenize engel olabilecek muhalefeti fiziken ortadan
kaldırmak -fiziken ortadan kaldırmak- hapsetmek, tehdit etmek, korkutmak,
sindirmek de siyasi faaliyetin kapsamı içinde görülebilir." diyorsunuz.
İşte demek ki AK PARTİ'yi bu noktaya
getiren, otoriterleştiren ama yalnızca AK PARTİ'yi değil, AK PARTİ'yle birlikte
memleketi de hızla otoriterleşmeye sürükleyen zihniyet siyaset okulunda da
siyasi faaliyet olarak bunu söyleyebiliyor. Bir siyasetçi olarak, bir hukukçu
olarak siyasi faaliyetin bu tip eylemleri, fikirleri içerdiğini düşünmek
gerçekten son derece talihsizlik; ülkemiz açısından da, sizin açınızdan da.
Masum insanlar cezaevinde, masum insanlar
cezaevinde suçlularla birlikte çünkü siz muhalefeti, eleştiriyi, düşünceyi ve
ifade özgürlüğünü yok etmek istiyorsunuz ama biz ana muhalefet partisi olarak,
Cumhuriyet Halk Partisi olarak sizin tüm adaletsizliklerinizi adaletle
yıkacağız; adaletle ve her yerde, Mecliste, yollarda, meydanlarda "Hak,
hukuk, adalet!" demeye devam edeceğiz.


















YORUMLAR