Bu Habere Dikkat!! Aşırı Sıcaklarda Alınması Gereken Önlemler...
Aşırı sıcaklar çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir.
Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni
duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede
tutulmaya çalışılır. Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı
dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme
mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir.
Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde
düşmeyebilir. Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı
sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve
uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların (tansiyon
düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi
etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin
ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir.
Aşırı sıcaklardan en çok etkilenen gruplar:
Dört yaşından küçük çocuklar,
Yalnız yaşayan 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar,
Bakıma ihtiyacı olanlar,
Hamileler,
Aşırı kilolular,
Açık alanda çalışanlar,
Kronik hastalığı (şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar
hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları,
karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları) olanlar,
Sürekli ilaç (özellikle tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve
uyku ilaçları) kullanan kişiler,
Sokak çocukları ve evsizlerdir.
Özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlılar en çok risk
taşıyan gruptur.
AŞIRI SICAKLARDAN KORUNMA TEDBİRLERİ
A. Genel Korunma.
Günün en sıcak
saatlerinde (10.00-16.00) mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır.
Dışarıda bulunulduğunda açık
renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih
edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız
kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar
almaya dikkat etmelidirler.
Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde
(10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin dışında
denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem (en az 15 koruma faktörlü)
kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre
kesintisiz güneşlenmemelidir.
Yoğun fizik aktivite Spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih
edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır
fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır.
../..
Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez
güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha
sık izlenmelidir.
Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda
kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk
edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır.
Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır.
Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir.
Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün
olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya
silinmelidir.
B. Beslenme ve Sıvı Alımı
Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir.
Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein
içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki
çayları tercih edilmelidir.
Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır.
Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda
veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır.
Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral
almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir.
Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her
zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır.
Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında
kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler
tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar
söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir.
Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler
tercih edilmemelidir.
Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha
fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir.
Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden
kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.)
açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında
hijyen kurallarına özen gösterilmelidir.
AŞIRI SICAKLARIN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ
a) Güneş veya Sıcak Çarpması: Aşırı sıcağa maruz kalma sonucu beden
ısısını ayarlayan terleme mekanizmasının bozulmasına bağlı olarak vücut
ısısının düşürülememesi ile karakterize bir tablodur. Vücut ısısı 10-15 dakika
içerisinde 40-41°C üstüne çıkabilir. Güneş veya sıcak çarpması acil olarak
tedavi edilmezse kalıcı hasara veya ölüme neden olabilir. Bilinç kaybından önce
tedaviye başlanması durumunda iyileşme şansı oldukça yüksektir. Kişinin ateşi
39.4°C üzerindedir, deri kuru, kırmızı ve sıcaktır, terleme yoktur, bulantı
kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, göz çukurlarının belirginleşmesi ve görme
netliğinin bozulması ile komaya kadar gidebilen şuur bulanıklığı veya kaybı
vardır.
İlk yardımda; kişi hemen serin ve hava akımı olan bir yere alınmalı, sıkı
giysileri gevşetilmeli, soğuk su veya soğutucularla (vantilatör, klima vb.)
soğutulmaya çalışılmalı, kesinlikle içmesi için sıvı verilmemeli ve en yakın
sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Gerekli durumlarda hava yolu açılmalı ve suni
solunum yapılmalıdır.
./..
b) Sıcak Bitkinliği: Uzun süre aşırı sıcağa maruz kalma ve yeterli miktarda
sıvı almamaya bağlı su ve mineral kaybıyla meydana gelir. Daha sıklıkla
yaşlılarda, yüksek tansiyonu olanlarda ve güneş altında çalışanlarda görülür.
Aşırı terleme, yorgunluk, halsizlik, bayılma hissi, nabız hızlanması, ateş
yükselmesi belirtileriyle kendini gösterir. Deri soğuk ve nemlidir, nabız hızlı
ve zayıftır, solunum hızlı ve yüzeysel, şuur açıktır. Güneş çarpmasının daha
hafif şekli olup hayati tehlike yoktur.
İlkyardım; uygun ve zamanında yapılırsa genel durum hızla düzelir. Serin
bir yerde istirahata alınan hastanın giysileri gevşetilip, sırt üstü
yatırılarak bacakları yükseltilir. Islak havlu veya bezle serinletilmeye
çalışılır. Bol miktarda sıvı verilir; özellikle de tuzlu ayran içirilir.
Yaklaşık 1 saat içerisinde kişinin genel durumu düzelmezse mutlaka sağlık
kuruluşuna başvurulması gerekir.
c) Sıcak krampları: Aşırı aktivite sonucunda terlemeye bağlı olarak vücutta
hızlı bir su ve tuz kaybı meydana gelir. Düşük tuz seviyeleri kaslarda sıcak
kramplarına neden olabilir. Sıcak krampları aynı zamanda sıcak bitkinliğinin
belirtilerinden birisidir. Genellikle karın, bacak ve kol kaslarının fiziksel
aktivite sırasında ağrılı spazmlarıyla meydana gelir.
Sıcak krampları için tıbbi tedaviye gerek yoktur, kişinin yaptığı aktivite
durdurulmalı sakin ve serin bir yerde oturtulmalıdır, meyve suyu veya mineralli
içecekler içirilmelidir. Kramp meydana geldikten sonra en az birkaç saat
fiziksel aktivitede bulunulmamalı, bir saat içerisinde geçmezse en yakın sağlık
kuruluşuna başvurulmalıdır.
d) Güneş Yanıkları: Deriye hasar vereceği için güneş yanıklarından
kaçınılmalıdır. Uzun süreli güneş ışığına maruz kalmakla meydana gelir. Deri
kızarık, ağrılı ve aşırı derecede sıcaktır. Eğer etkilenen kişide ateş, bül (su
toplanması) ve şiddetli ağrı varsa veya 1 yaşından küçükse en yakın sağlık
kuruluşuna başvurulmalıdır. Güneş yanığından korunmak için güneş ışığına maruz
kalmaktan kaçınılmalı, güneş yanığı olan yerler soğuk su ile silinmeli,
etkilenmiş bölgelere nemlendirici tıbbi losyon sürülmelidir. Yağ, salça, yoğurt
ve diş macunu vb. maddeler kesinlikle sürülmemeli, büller patlatılmamalıdır.
e) Sıcak Döküntüsü (İsilik): Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı
olarak derinin tahrişidir. Her yaşta görülmekle birlikte sıklıkla bebeklerde
görülür. Küçük kızarıklıklar şeklindedir. Sıklıkla boyun, göğüs, dirsek iç yüzü
gibi kıvrım yerlerinde görülür. Kızarık bölgeler kuru tutulmalı, daha serin ve
daha az nemli ortam sağlanmalıdır.
f) Güneşin Geç Dönem Etkileri: Güneş ışınlarının sağlık üzerine oldukça
önemli olumlu etkileri mevcuttur. Uzun süre maruz kalındığında olumsuz etkiler
de ortaya çıkabilir. Ciltte erken yaşlanma, gözde katarakt gelişimi, deri
kanseri ve güneş lekelerinin ortaya çıkması bu olumsuz etkilerindendir.


















YORUMLAR