ŞEHİTLER ABİDESİNDE TÖREN DÜZENLENDİ
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110. yılı kutlamaları kapsamında Şehitler Abidesinde tören düzenlendi.
Törene Cumhur Başkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ali ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuamiral Mustafa Biçen, 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Ak Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Yerli ve Yabancı Askeri erkan, Siyasi Parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve davetliler katıldı.
Türkiye Cumhuriyeti adına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz çelenk sunmasının ardından Saygı Duruşu ve istiklal Marşının okunmasının akabinde saygı atışı gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferinin 110. yıl dönümü vesilesiyle yayınladığı mesaj okundu.
Mesajda; ","Çanakkale millet olarak bizim ebedî ve ezelî kardeşliğimizi ifade ettiği kadar, bulunduğumuz bölgenin de kader ortaklığını yansıtır, sembolleştirir. Gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelerek Anadolu'nun müdafaası için gözlerini kırpmadan canlarını veren yiğitlerin her bir ferdine Allah'tan rahmet diliyoruz. Çanakkale'de yazılan destandan alacağımız dersler, Türkiye Yüzyılı'nın inşasında bize ilham kaynağı olacaktır. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıktığımızda yedi düvel üzerimize gelse yıkılmayacağımızın ispatı olan Çanakkale ruhu, yolumuzu aydınlatmayı sürdürecektir. Çanakkale Zaferi'nin 110. yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü'nde tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere bütün kahramanlarımızı rahmetle şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanının mesajının okunmasının ardından 2. Kolordu Komutanı Rasim Yaldız günün anlamına hitaben konuşma gerçekleştirdi. 2. kolordu Komutanın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy bir konuşma yaptı. Ersoy konuşmasında; " Türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin 110. yılının kutlu olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bağımsızlığı karakteri haline getirmiş, Çanakkale Geçilmez diyerek, hayasızca sürdürülen akınlara karşı gövdesini siper eden aziz şehitlerimizi minnetle ve rahmetle anıyorum.
İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale’de, en zor şartlar altında dünyanın en güçlü donanmalarına karşı kahramanca mücadele eden, vatanı uğruna savaşan şehitlerimiz için; “İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek” diye yazmıştı. Şükürler olsun milli şairimiz Mehmet Akif haklı çıktı. Bu vatanın evlatları dün olduğu gibi bugün de yarın da asla onurunu çiğnetmeyecektir. Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın, İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet’in, Çanakkale’de, Milli Mücadelede şehitlerimizin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine her zaman sahip çıkmaya devam edecektir. Biz tarihe baktığımızda, atalarımızın geçmişte ortaya koyduğu mücadeleyi gördüğümüzde sadece gururlanmıyoruz. Bizi başka toplumlardan ayıran en önemli özelliklerden biri tam da budur. Biz tarihe baktığımızda aynı zamanda bugünümüzü ve geleceğimizi görüyoruz. Tarih bizim için yalnız geride kalan bir süreç değildir. Tarih bize konuşmaya devam ediyor. Geçmişte yaşananlar bizim bugünümüze ayna tutuyor. Atalarımızın mücadelesi bizim ders aldığımız, yönümüzü belirlediğimiz bir kılavuz özelliği taşımaktadır. Biz Çanakkale’ye baktığımızda bağımsızlığın ne denli önemli olduğunu görüyor ve bugün için de 85 milyonun birlik ve beraberliğinin önemini vurguluyoruz. Çanakkale’de birleşen emperyalist güçler, dünyanın en güçlü orduları karşısında Türk milletinin bağımsızlığından taviz vereceğinin planlarını yapmışlardı. Ancak ne denizde ne karada düşmana geçit vermeyen kahraman ordumuz canını ortaya koyarak tarihin akışını değiştirmiştir. İşte biz bugün Çanakkale’ye baktığımızda denizde ve karada yürütülen bağımsızlık mücadelesini bir adım daha ileriye taşıyarak gökyüzünde de bağımsızlığımızı teminat altına almak için tarihin en önemli çalışmalarını hayata geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz.
Çanakkale’deki mücadelemiz aynı zamanda sömürgeci güçler tarafından işgal edilen farklı toplumlara da ilham olmuştur. Aynı şekilde bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’nin dünyada yaşanan haksızlıklara, zulümlere, işgallere karşı duruşu ilhamını Çanakkale ruhundan almaktadır." ifadelerini kullandı.
"ÇANAKKALE, KÜLLERİNDEN DOĞAN BİR MİLLETİN BİRLİK VE BERABERLİK RUHUNUN ABİDELEŞTİĞİ ŞANLI ZAFERLER DİYARIDIR"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada; "Şahsım ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan adına sizleri sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü vesilesiyle Çanakkale’de bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum.
Ramazan Ayının kutlu atmosferinde, tarihimizin en şanlı destanlarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü kutluyor, “Çanakkale geçilmez” sözünü tarihe yazdıran aziz şehitlerimizi, ahirete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle ve tazimle anıyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, Çanakkale’de destanlaşan Yahya Çavuşları, Seyit Onbaşıları, cepheye mermi taşıyan anaları minnetle yâd ediyorum. Asırlardır vatan topraklarını mübarek kanlarıyla sulayan bütün şehitlerimize ve bu uğurda mücadele ederken yaralanan gazilerimize şükranlarımı ifade ediyorum. Onların kahramanlık ve fedakârlıkları, milletimizin gönlünde ve hafızasında sonsuza kadar yaşayacaktır.
Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale Ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır. Çanakkale, yalnızca bir muharebe ya da cephe adı değil, milletimizin özgürlük iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği, tarihin akışını değiştiren bir milattır.
1914 yılında patlak veren Cihan Harbi, Osmanlı Devleti'ni de içine çekmiş ve dünya genelinde geniş bir cepheye yayılmıştı.
Çanakkale, bir savaş alanı olmanın ötesinde, vatanın kalbine yönelmiş bir tehdidin bertaraf edilmesi gereken son savunma hattıydı.
Milletimiz için bu mücadele, varlık ile yokluk arasındaki bir sınav olmuştur.
18 Mart 1915’te, İtilaf donanması Çanakkale Boğazı’na saldırmış, ancak Osmanlı ordusu, stratejik savunma hattı, kahraman topçuları ve Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayınlarla düşmana ağır kayıplar verdirerek geçit vermemiştir.
(Bouvet, Irresistible ve Ocean gibi) Dev savaş gemileri, mayınlara çarparak sulara gömülmüş, İtilaf Devletleri geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Çanakkale Boğazı’nın sularında dalga dalga yükselen milletimizin istiklal azmi, Gelibolu’da bayraklaşmıştır.
Ardından Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaparak Osmanlı savunmasını yarmayı planlayan düşman, bu de kez karşılarında "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" diyerek askerlerine savaşın en büyük fedakârlık emrini veren Mustafa Kemal’i bulmuşlardır.
Çanakkale’de kazanılan zafer, ilerleyen yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın ilham kaynağı olmuş ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmıştır.
Çanakkale, küllerinden doğan bir milletin birlik ve beraberlik ruhunun abideleştiği şanlı zaferler diyarıdır.
Çanakkale ruhu, yokluk ve zorluklar karşısında asla yılmamak, bağımsızlık, adalet ve merhametten vazgeçmemektir" ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Şehitler için Kuran Tilaveti verildi. Duayı ise Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş yaptırdı. Okunan Kuran-ı Kerim ve yapılan duanın ardından 'Gönül Coğrafyası Sesleri' Çanakkale Türküsünü seslendirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait savaş gemilerinin geçit töreninin ardından tören sona erdi.
Türk Yıldızları ekibinin gösterisi ise hava muhalefeti nedeni ile iptal edildi.
Haber: Melek Bordanacı