Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
HİPERTANSİYON
Dr.Emrah DİREK

Dr.Emrah DİREK

HİPERTANSİYON

19 Mart 2017 - 00:40

Hipertansiyon nedir, nasıl gelişir?

Hipertansiyon kan damarları içindeki kan basıncının normalden fazla yükselmesidir.Kalp, dokuların canlılığı için gerekli olan kanı vücuda pompalarken ritmik ve periyodik hareketler yapar. Bunlar kasılma ve gevşemelerdir. Kalp kasıldığı sırada kalp boşluğundaki kan atardamar sistemine doğru atılır. Belirli bir anda kanın atardamar duvarlarına yaptığı basınca kan basıncı (tansiyon) diyoruz. Kalbimiz dokuların canlılığı için gerekli olan kanı vücuda kasılma ve gevşeme hareketleri yaparak gönderir.

Kalp kasıldığı sırada kalp boşluğundaki kan, atardamar sistemine doğru atılır. Gevşeme hareketinde, kalp yeniden kanla dolar. Bu işlem periyodik olarak devam eder. Belirli bir anda kanın atardamar duvarlarına yaptığı basınç, tansiyon olarak adlandırılır. Kasılma anındaki tansiyona büyük tansiyon, gevşeme anındaki tansiyona ise küçük tansiyon adı verilir. Bu basınç değerleri, gün içindeki hareketlerimize ve duygularımıza göre değişir; değerler bazen alçalır bazen yükselir. Basıncın sürekli olarak yüksek olması yani hipertansiyon bir hastalıktır ve tedavi edilmesi gerekir.

Hipertansiyonun en önemli sonucu kalp ve damar hastalıkları

Hipertansiyon kendi başına öldürücü değildir fakat tedavi edilmediğinde sonuçları öldürücü olabilir.Tedavi edilmeyen hipertansiyonun en önemli sonucu kalp ve damar hastalıklarıdır. Kan basıncı yeterince kontrol altına alınamadığında ortaya çıkan diğer önemli sonuçlar ise beyin kanaması ve felç, kalp yetersizliği ve kalp krizi, böbrek yetersizliği, görme kaybıdır.

Hangi değerlerdeki tansiyon hipertansiyondur?

Hipertansiyonu teşhis etmenin tek yöntemi düzenli olarak tansiyon ölçtürmektir. İdeal tansiyon 120/80 mmHg ve altındaki değerlerdir..140/90 mmHg ve üzerindeki değerler hipertansiyon olarak değerlendirilmelidir. Etkili beslenmeye yönelik değişiklikler, tuz alımını azaltmak, kilo vermek ve artmış sebze ve meyve tüketiminden oluşan yaşam tarzı değişiklikleri tansiyonu düşermek için alınacak ilk önlemlerdir.

Sigara, hipertansiyon riskini artırıyor

Hipertansiyon vakalarının yaklaşık yüzde 90-95’inde herhangi bir neden bulunamaz ancak şişmanlık, sigara, kötü beslenme, ailesel yatkınlık gibi risk faktörlerinden söz edilebilir.İçilen her sigara 15 dakika kadar tansiyonu yükseltiyor. Bir diğeri içildiğinde tekrar yükseliyor ve asla normal değerine dönmüyor. Ve gün boyu peş peşe içilen sigaranın zaman içinde aşırı yükselmelere yol açabiliyor.

Hipertansiyon tedavi edilebilir bir hastalıktır

Hipertansiyon tedavisinde hedef, kan basıncının normal değerlere çekilmesi ve kan basıncı yüksekliğine bağlı organ hasarlarının azaltılmasıdır.Tedavi hipertansiyona eşlik eden başka hastalıkların olup olmamasına, kardiyovasküler risk durumuna ve hipertansiyonun yol açtığı hedef organ hasarlarının meydana gelip gelmemesine bağlı olarak değişir.

Hipertansiyon çocukları da tehdit ediyor

Çocukluk döneminde esansiyel hipertansiyon nadir görülmekle birlikte günümüzde çocuklarda daha sık görülen bir hastalık haline gelmiştir.Eskiden çocuklarda hipertansiyon görüldüğünde  bunun genelde bir başka hastalık nedeniyle ortaya çıktığı düşünülürdü. Bunların arasında böbrek fonksiyon bozuklukları, aort koarktasyonu olarak bilinen aort damarının hastalığı ve çocuklardaki birtakım hormonal hastalıklar sayılabilir.

Çocuklarda da erişkinlerde olduğu gibi obezite, insulin direnci, kan yağları, hareketsizlik ve kan basıncı arasında direkt bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Çocuklukta kazanılan aşırı kilolar genç erişkinde kardiovasküler riskin önemli bir belirleyicisidir. Çocuklarda da erişkinlerde olduğu gibi obezite, insülin direnci, kan yağları ve kan basıncı arasında direkt bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Hipertansif çocuk obez ise zayıflatılmalıdır. Erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da tuz ve kalori kısıtlaması yapılmalıdır.

Yüksek tansiyon tedavisinde bunlara dikkat

Hipertansiyon çoğunlukla ciddi yakınmalara yol açmayabileceğinden yıllarca bilinmeden kalabilir. Genellikle doktora başvurma şikayetleri; baş- ense ağrısı, kafada sıcaklık hissi, yüzde kızarma, ateş basması, göğüste basınç hissi, derin nefes alma ihtiyacı, çarpıntı hissi, göğüs ağrısı, kulakta uğultu ve konsantrasyon bozukluğudur. Tedavide şu noktalara dikkat etmek gerekiyor:

  • Aşırı tuz alımı kısıtlanmalı. (günde 6 gramın altında)
  • Bol sıvı tüketilmeli.
  • Düzenli egzersiz yapılmalı (haftada en az üç gün ve en az 30 dakika tempolu.)
  • Akdeniz tarzı beslenme tercih edilmeli. (meyve ve sebze ağırlıklı)
  • Sadece tuzlu yiyecekler tansiyonu yükseltmez. Soda, maden suyu gibi içecekler de dikkatli tüketilmeli.
  • Tansiyon yükseltici etkileri bilinen ilaçlar, doğum kontrol hapı, soğuk algınlığı ilaçları, ağrı kesicileri kullanırken dikkatli olunmalı.
  • Ani tansiyon yükselmelerinde kullanılan dilaltı hapları doktora danışılmadan kullanılmamalı. Bu haplar nedeniyle ani tansiyon düşüşleri de olumsuz sonuçlara yol açabilir.
  • Sarımsak, limon gibi sebzeler ilacın yerine geçerek tansiyonu düşürmezler.
  • Hipertansiyon tedavisi ömür boyu sürer. Bu nedenle ilaçların sürekli olarak kullanılması gerekir. İlaca bağlı bir yan etki geliştiğinde doktora danışarak değiştirilmelidir

Bu yazı 1323 defa okunmuştur .

Son Yazılar